Doku genişletici uygulamaları

Doku genişletici uygulamaları

Doku genişleticisi uygulamaları mevcut deriyi genişleterek yakın veya uzak bir bölgeye nakletmeyi amaçlayan girişimledir. Saçlı derideki kayıplar, göğüs bölgesindeki doku eksiklikleri; vücutta, boyunda, kol ve bacaklarda olmak üzere vücudun çok çeşitli alanlarında doku genişletici balonlar kullanılmaktadır.

İşlem öncelikle kullanılacak doku genişletici balonun boyutlarının belirlenmesi ile başlar. Uygulanacak bölgede yapılan ölçümlerden sonra o bölge için kullanılabilecek en uygun ölçülerdeki balon seçilir ve birinci ameliyatta, bu bölge açılarak balon oraya yerleştirilir. Balonla şişirme portunu birleştiren bir boru vardır. Bu boru ve rezervuar denilen şişirme portu protezden genellikle biraz daha uzakta tutulur. İlk ameliyattan sonra bölgeye hafif baskılı bir pansuman uygulanır. Gerekirse dren konulur ve yaklaşık 1-2 hafta kadar dokuların iyileşmesi beklendikten sonra rezervuar yardımıyla balon şişirilmeye başlanır. Şişirme dönemi içinde işlem yapılacak olan bölge travmaya uğramamalı ve kişi ağır yük kaldırılmamalıdır. Uygulanacak bölgenin özelliğine ve doku genişletici balonun boyutlarına bağlı olarak şişirme işlemi, birkaç haftadan birkaç aya kadar uzayabilir. Yeterli volüme ulaşıldıktan sonra bir süre beklenir. Bu süre bazen iki haftayı bulur. Daha sonra ikinci ameliyatla balon çıkarılır ve ameliyat gerçekleştirilir.

İşlem öncesi operasyon tekniği ayrıntıları ile konuşulur ve bu tekniğin size uygun olup olmadığına birlikte karar verilir. Birden çok seans gerektirmesi tekniğin en önemli dezavantajlarından birisidir. İlk aşamada balon, içi boş bir şekilde genişletilmesi istenen bölgeye yerleştirilir. İzleyen günlerde haftada iki veya üç kez olmak üzere, balon bir rezervuar yardımıyla şişirilmeye başlanır. İstenen volum ve genişlemeye ulaşıldığında, ameliyatla balon yerinden çıkarılarak elde edilen doku onarılacak bölgeye kaydırılır.

Birinci ve ikinci ameliyat genel anestezi altında yapılırken, aradaki şişirme seanslarında herhangi bir anestezi gerekmez. Şişirme işlemi, bölgenin temizliğini takiben, ince bir iğne yardımıyla doku genişletici balonun içine serum fizyolojik enjeksiyonu ile gerçekleşir.

Şişirme işlemi sırasında balonun üstündeki deriyi genişletmesine bağlı olarak bir baskı ve ağrı hissi duyulabilir. Bu noktada ağrı şiddetlenirse şişirme işlemi yavaşlatılır ya da durdurulur.

YÖNTEME AİT RİSKLER

Bu işlem sırasında karşılaşılabilecek komplikasyonlar şunlardır:

Erken Dönem:
  • Protezin delinmesi ve boşalması: Genellikle teknik bir sorun olarak karşımıza çıkabilir. Protezin imalatı aşamasında ya da rezervuarla bağlantı noktasında oluşabilecek bir zayıflık nedeniyle protez, içine verilen sıvıyı kaçırabilir. Bu durumda genişletme yönteminden beklenen hedefler karşılanamaz. Doku genişletici balonun değiştirilmesi gerekir. Eğer sorun teknik bir sorunsa genellikle üretici firma protezin yeniden değiştirilmesi işlemini üstlenir.
  • Enfeksiyon: Nadir bir komplikasyondur. Ancak protez çevresinde bir sıvı birikecek olursa ve hijyenik açıdan gerekli önlemler alınmazsa enfeksiyon oluşabilir. Bu durumda, erken dönemde tesbit edilecek olursa, antibiyotik kullanımı ve lokal yara bakımıyla problem çözülebilir. Eğer çok ileri boyutlara ulaşırsa doku genişletici balonun çıkarılması gerekir.
  • Kanama: Genellille karşılaşılacak bir sorun değildir. Dren kullanımıyla birlikte bir komplikasyona yol açma ihtimali azalmaktadır.
  • Yara ayrışması: Şişirme aşamasında ya da protezin yerleştirilmesi aşamasında dokuların aşırı gergin olması ve işlem sonrasında da yeterince istirahat edilmemesi durumunda dikiş alanından yara ayrışmaları karşımıza çıkabilir. Bu durumda protezin içindeki sıvı azaltılarak ameliyat bölgesindeki gerginlik azaltılmaya çalışılır. Eğer yara ayrışması çok ileri boyutlarda ise doku genişletici balonun çıkarılması gerekir.
  • Aşırı ağrı ve uyuşukluklar.

Geç Dönem:
  • Protez eğer bir kemik dokusu üzerine yerleştirilmişse, kemik üzerinde hafif çöküntüler oluşabilir.
  • Aşırı gerginliğe bağlı olarak kötü nedbeler oluşabilir.
  • Saçlı alanda zaman zaman karşılaşılabilen saç kayıpları olabilir. Saç kayıpları genellikle geçicidir. Aradan 3-4 ay geçtikten sonra saç kökleri kendilerini toparlar ve yeniden saçlar çıkmaya başlar.